Türkiye de Trans Kadın Olmak !


‘Bizler bu ülkede sadece önyargı kurbanıyız. Bizleri tanımadan yargılıyorlar’


‘Bu toplumda sokak köpekleri kadar değerimiz yok’


1.Trans Cinayetlerinde İlk Sıralardayız

Avrupa ülkeleri içinde en çok trans cinayeti işlenen ülkesi Türkiye.

Genelde Trans bireylerin katilleri,  ilişkiye girmek isteyen veya giren kişilerdir.Büyük çoğunlukla da erkek tarafı, bir trans kadınla cinsel ilişkiye girmeyi çok istese bile daha sonra bunu kendine yediremiyor, duyulacağından korkuyor ve olmayan insanlığından da çıkıp nefretini kusuyor.

2. Değişimden sonra aile (!)

Çoğunlukla tüm çevremizin ön yargılı yaklaşımlarına maruz kalıyoruz ve dışlanıyoruz. Erkek bedenine hapsolmuş bir kadınız. Eğer cinsiyet değiştirme sürecini tamamlayıp trans kadın olarak hayatına devam etmek istiyorsan ortada çoğumuzun çok değer verdiği aile kavramı da kalmıyor. Tabi bazı aileler ne yazık ki çocuklarının yaşamlarını cinayetle sonlandırıyor.

3. Seks İşçiliği

Trans kadınlar illa ki seks işçisi demek değildir. Birçoğu başarılı akademik kariyerine rağmen hiç bir kurumda iş bulamadığı için, yaşayabilmek adına seks işçiliğine razı olmak durumunda kalıyor.

4. Ayrımcılıklar

Devlet daireleri, hastaneler, özel kurumlar, okul, dershane, büfeler, restoranlar. Aklınıza gelen birçok yerde cinsiyet kimliğimizden dolayı ayrımcılığa uğramamız, işlerimizin reddedilmesi, alay edilmemiz ya da aşağılanmamız… ve yalnız başetmek durumunda kalabiliyoruz.

5. Kabahatler Kanunu

Kabahatler Kanunu na göre insanları rahatsız etmenin cezası 69 TL. Polisler ise,  sırf trans kadın olmasına bile “irrite olup” kanun bahanesiyle 69TL ceza kesebiliyor. Hem de günde 2-3 kere bile olsa, farklı polisler farklı yerlerde bir kere daha görseler trans kadınları, bu cezayı yeniden yazabiliyorlar.

Örnek |

6. Şiddet

Buradaki gibi yüzlerce-binlerce örnek, yine trans kadın olmamızdan ötürü başımıza sıkça gelen şeylerden..

Örnek

7.  Kolluk kuvvetleri seyirci kalıyor.

Kırmızı Şemsiye’nin, Transgender Europe ile 2014 – 2015 yılları arasında gerçekleştirdiği alan çalışmasına göre katılımcıların yüzde 71’i trans kimlikleri dolayısıyla en az bir kere gözaltına alınmış. Yine yüzde 71’i trans kimlikleri dolayısıyla idari para cezasına çarptırılmış. Yüzde 76’sı ise polis tarafından sürekli şekilde taciz edildiğini ifade ediyor.

8. Sağlık bilgi ve hizmetlerine erişim

Translar sağlık hizmetlerine erişmek istediklerinde aşağılayıcı ve onur kırıcı  tutumla karşılaşıyor. Seks işçisi transların sosyal güvence yoksunu olmaları dolayısıyla sağlık bilgi ve hizmetlerine erişimleri engelleniyor.

Lgbt Sağlık tıklayınız.

9. Transfobik dil, öfke ve nefreti pekiştiriyor

Türkiye’de transları hedef alan transfobik medya dili ve translara karşı geliştirilen nefret söylemlerinin yaygınlaşması translara karşı geliştirilen öfke ve nefreti pekiştiriyor. Translar ile ilgili yapılan haberlerde, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, kamu düzeni, genel ahlak ve fuhuşun translarla ilişkilendirilmesi transların bir toplumsal grup olarak hedef haline getirilmesine neden oluyor.

10. Cezaevinde trans olmak

Trans mahpusların diğer mahpuslar ile irtibatı kesiliyor. Havalandırma, atölye ve eğitimlere katılma ve çalışma hakları ellerinden alınıyor. Cezaevlerindeki kantinlerden alışveriş yapamıyor, cezaevi personelinden kötü muamele, işkence ve hatta taciz  görüyor. Birçok transın cinsiyet geçiş süreçlerinde ihtiyacını duydukları hormon temini veya hastanelere gidip rapor alma imkanı bloke ediliyor veya yavaşlatılıyor.

11. İntihar

Eğer herhangi bir katil tarafından öldürülmediysek, yaşadığımız bir çok olay sonucunda biriken bunalımla birlikte diğer insanlara göre çok daha yüksek ihtimal ile intihar edebiliyoruz. İzmirde intihar eden yukarıdaki resimde mutlu görünen Azize Ömrüm ve aşağıdaki videoda artık dayanamayacağını söyleyen İstanbulda intihar eden Eylül Cansın buna bir örnektir.


 Psikoloji adına çok güzel yazılar paylaşan bir blog var takip etmenizi tavsiye ederim.

http://www.tpocg.org/blog/

Bir Cevap Yazın